Sonun Başlangıcı mı?

Dünyanın kara deliği “Orta Doğu” sorunların bir türlü bitmediği,toprakları hiçbir zaman paylaşılamayan “Küresel Terörizm” bölgesidir.  Buna birçok isim verebiliriz; girdap, büyük plan, arap baharı, kanlı pazar, kanlı petrol, vs. Bu yazı ile Amerika – İran ilişkilerini değerlendirirken, sorunun ne olduğuna, nerden başladığına ve son durumun ne olduğunu inceleyeceğiz.

Büyük Orta Doğu Projesi (BOP)

BÜYÜK ORTA DOĞU PROJESİ diye sunulan ve projenin kapsama alanına zoraki çoğulcu rejim şırıngalama hedefi ve imajı güden BOP, Yeni Dünya Düzenine yönelik STRATEJİK bir savaştır. BOP’un gerçek hedefleri şunlardır;

İsrail’in varlığını ve güvenliğini garanti altına almak.

Terörist devlet olarak kabul ettikleri devletlerin elindeki kitle imha silahlarını yok etmek.

Petrol sevkiyatının aksamasını önlemek.

Terör odaklarını ve destekçilerini ortadan kaldırmak.

ABD’ye yönelik muhalif unsurları ve yönetimleri ortadan kaldırmak.

Ilımlı(batıya yönelik) İslam anlayışını bölgede hâkim kılmak.

ABD’nin nüfuzunu bölgede yaygınlaştırmak.

Netice olarak BOP’un bölge ülkelerine demokrasiyi getirmesi bir aldatmacadır ve operasyonel bir slogandır. Gerçek amaç ABD’nin petrol ve petrol yollarını kontrol altına alarak başka ülkelerin kullanmasını önlemektir. Esas amacı ise İsrail’in varlığını korumaktır.

Bu durumda ABD’nin temel düşmanı İslam Devrimi ile güçlenen bir İran’dır. Son yıllarda İran savunma sanayisinin büyümesi ve nükleer çalışmaları ABD’yi iyice çileden çıkarmıştır. Karşılıklı Anlaşmaların fes edilmesiyle birlikte gerilim iyice yükselmiş, ABD’nin son hamlesi ile de durum yeni boyut atladı.

BOP

Son Durum

İran Dış işleri Bakanı Muhammed Cevat Zarif, ülkesinin Amerika Birleşik Devletleri ile savaş istemediğini belirterek Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’ın müzakerelerin önünü açmak için Tahran’a uyguladığı ekonomik yaptırımları kaldırması gerektiğini söyledi.

Zarif, petrol ihracatını düşüren ve ekonomiye zarar veren yaptırımların kaldırılması durumunda kapılarının Trump yönetimiyle diplomasiye sonuna kadar açık olduğunu dile getirdi.

Birleşmiş Milletler’de düzenlenen bir toplantıya katılmak için New York’ta bulunan Zarif, NBC Nightly News’den Lester Holt’a verdiği mülakatta, “Yaptırımlar kaldırıldığı anda müzakere odasının kapısı sonuna kadar açılacaktır. dedi.

Ülkesiyle büyük güçler arasında 2015’te imzalanan nükleer anlaşmadan uzaklaşarak diplomasiyi baltalayan tarafın Washington olduğuna işaret eden Zarif, “Müzakere masasını terk eden ABD oldu ama diledikleri zaman geri dönebilirler.” ifadesini kullandı.

Zarif ve Trump

Nükleer silahlarla ilgilenseydik bunu çok önceden yapardık

Trump, İran’a çok fazla taviz verdiği ve balistik füze programını engellemediği gerekçesiyle mutabakatı, “şimdiye kadarki en kötü anlaşma” olarak nitelendirmiş ve ABD’yi anlaşmadan tek taraflı çekmişti.

Son günlerde Tahran-Washington hattındaki tansiyon yüksek olsa da Trump, bir yandan da ön şartsız İran’la görüşmeye açık olduğunu belirtiyor. Ayrıca Trump, Tahran’ın nükleer silah sahibi olmasının önüne geçmeye kararlı olduğunu da belirtiyor.

İran’ın nükleer programına açıklık getiren Zarif ise,

“Nükleer silahlarla ilgilenseydik, bunu çok uzun zaman önce yapabilirdik.”

değerlendirmesinde bulundu.

Öte yandan ABD istihbarat örgütlerinin raporları, İran’ın nükleer silah programını 2003 yılında terk ettiği, ancak geri dönmeye karar vermesi halinde bunun kısa zamanda yeniden canlanabileceği kanısında.

Nükleer Silah

Trump’ın da İran’la Savaş İstediğini Düşünmüyorum Ama Çevresi Farklı!

İran’ın petrol ticareti üzerindeki baskının artırılmasından bu yana, Basra Körfezi’ndeki petrol tankerleri iki defa saldırıya uğradı. Trump yönetimi İran’ı suçlasa da Tahran, olayda dahli olduğu yönündeki iddiaları reddetti.

İki ülke son olarak İran’ın bir Amerikan insansız hava aracını düşürmesinin ardından karşı karşıya geldi ve tansiyon hızla yükseldi. Dünyanın endişeyle takip ettiği olaya ilişkin Zarif, iki ülkenin savaşın eşiğine geldiğini düşünmediğini söyledi.

İran yönetiminin ABD ile savaşın peşinde olmadığını belirten Zarif,

“Ben Başkan Trump’ın da İran’la savaş istediğine inanmıyorum ama Trump’ın etrafındakilerin durumu farklı. Başarılı olacaklarını da sanmıyorum çünkü günün sonunda, sağduyunun hakim olacağını düşünüyorum. İnsanlar İran’ın büyük ve onurlu bir ülke olduğunu ve askeri bir saldırıyı da hafife almayacağımızı biliyorlar.”

şeklinde konuştu.

Trump

ABD ateşle oynuyor!

İran itidalli davrandığını savunan diyen Zarif, sözlerini şöyle sürdürdü:

“2015 nükleer anlaşması bize bu hakkı tanısa da sınırı aşmadan önce bir yıl bekledik, itidalli davrandık. Ancak Trump yönetimi, ABD’nin de müzakere ettiği ve imzaladığı anlaşmadan aniden çekildi. Ben ABD’nin ateşle oynadığını düşünüyorum.”

İran’ın Washington’ın da kabul edeceği durumu kurtarıcı bir teklifi olup olmadığı yönündeki bir soruya Zarif, “Herhangi bir müzakerede, kazan – kazan durumu bulunması gerektiğini düşünüyorum. Aksi takdirde, bu bir kaybet – kaybet durumuyla sonuçlanabilir.” yanıtını verdi.

Balistik füzeleri de müzakere edebiliriz!

İran Dışişleri Bakanı Zarif, ilk kez ülkesinin balistik füze programının ABD ile yürütülen müzakerelerde masada olabileceğini söyledi.

Ancak İranlı bakan, bu durumun ABD’nin Orta Doğu’daki müttefiklerine (Körfez ülkelerine) silah satmayı bırakması şartıyla mümkün olabileceğine işaret etti.

Zarif,

“Amerikan silahları bölgemize giriyor ve bölge patlamaya hazır hale getiriliyor. Bu durumda eğer füzelerimiz hakkında konuşmak istiyorlarsa, önce tüm bu silahları satmayı bırakmaları gerekiyor.”

şeklinde konuştu.

İRAN ve ABD

Ekonomik Açıdan

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, ABD ve İran arasındaki gerilimin devam etmesinin geniş çaplı ekonomik ve finansal şoklara neden olabileceği uyarısında bulundu.

AA’nın haberine göre; Moody’s’den yapılan açıklamada, İran Devrim Muhafızlarına bağlı Kudüs Gücü Komutanı General Kasım Süleymani’nin ABD tarafından öldürülmesinin ardından, ABD ve İran arasındaki gerilimin devam etmesi halinde, bunun ekonomik ve finansal şoklar yoluyla faaliyet ortamının bozulması dahil olmak üzere geniş çaplı etkilerinin olabileceği bildirildi.

Ekonomi

Açıklamada,

“Uzun sürecek bir gerilimin potansiyel olarak yankıları olabilir; özellikle gerilimin petrol fiyatlarındaki etkisi yoluyla.”

değerlendirmesinde bulunuldu.

Ayrıca ABD ve İran arasında devam eden gerilimin ekonominin genel görünümünü bozabileceği, Orta Doğu’da sadece petrol ve bankacılık sektörlerini değil turizm gibi alanları da olumsuz etkileyebileceği kaydedildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.