Bir Parça Müzik

 ‘Müziksiz bir yaşam meyvesiz ağaç gibidir.’  Müzik benim için ve birçok kişi için paha biçilemez ve vazgeçilmezdir. Hatta öyle ki bazılarının hayatlarının tam da merkezindedir müzik. Bir enstrüman çalmak ayrıcalık olsa da dinlemenin de ayrı zevkleri ve yararları vardır. Örneğin Klasik Müzik dinlemenin veya bir enstrüman çalmanın beyin gelişimi için gerekli olduğunu söyleyen birçok bilim adamı görüyoruz. Hatta öyle ki beynin bir tarafı müzik dinledikçe ve çaldıkça fazla gelişiyor. Bu da müziğin hayatımız için ne kadar önemli olduğunu açıkça vurguluyor. Tarihin en büyük bilim adamlarından biri olan Albert Einstein bu bilginin en güzel örneğidir.

Einstein ve Müzik

Einstein sadece fizik ve matematik konusunda değil, müzik konusunda da oldukça başarılı biriydi. “Eğer ki bir bilim insanı olmasaydım, bir müzisyen olurdum.” diyordu. “Müzik yapmadan geçen bir hayatı hayal edemiyorum. Güpegündüz müzik içerisinde hayallere dalabilirim. Hayatımın en büyük keyfi müziktir.” demişti. Einstein’ın annesi Pauline de yetenekli bir piyanistti ve Einstein ailesine müziği getiren de oydu. Albert Einstein, 6 yaşındayken keman çalmaya başladı ve 13 yaşındayken Mozart’ın sonatlarını kusursuz bir şekilde çalabiliyordu. 1895’te okulu tamamlamak üzere İsviçre’nin Aarau kentine taşındığında, müzik artık onun için vazgeçilmez bir parça olmuştu. Burada, büyük kemanist Joseph Joachim ile tanıştı. Sırf onu etkileyebilmeyi kafaya koymuştu ve bu nedenle, Brahms     G-minör’ü eksiksiz çalabilmek için müthiş bir çaba harcadı ve çok uzun saatler boyu pratik yaptı. 17’inci yaş gününde okuluna bir müfettiş geldiğinde, ondan keman çalması istendi. Müfettiş, sonradan elde edilen notlarında şunları yazacaktı:”Einstein isimli bir öğrenci, Beethoven’in sonatlarından birindeki adagio’yu içimize derince işleyecek bir şekilde çaldı.”

Müzik, Einstein için sadece bir eğlence değil, ayrıca işini kolaylaştıran bir araçtı. Ayrıca Einstein bilimsel çalışmaları ile uğraşırken bir sorunun çözümünü eğer o sırada bulamazsa, mola verip kemana yoğunlaşır ve daha sonra çalışmalarına geri döndüğü zaman, çözüm bulamadığı sorunun üstesinden başarıyla gelir, yaratıcı fikirler üretirdi.

Ben sıklıkla müzikle düşünürüm, düşlerimi müzikle yaşarım.   

Albert Einstein

Müzikle ile ilgili güzel bir örnektir Albert Einstein, müziğin hayatımızda ki yerini vurgular niteliktedir.

Müzik bazen acıdır, bazen tatlı bir tebessüm bazen de heyecanlı bir baş kaldırıştır, müzik evrenseldir ve müziğin dili yoktur, duygusu vardır.   

Alperen BAYDEMİR

Müziğin neler yazdırdığını gördükten sonra dilerim müziğin hayatımızda ki yeri daha da sağlam olacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.