KAFEİN: NEDİR, NE DEĞİLDİR?

Vize-final haftalarının vazgeçilmezi, yoğun geçen günlerin biricik eşlikçisi kafein… Daha çok çay-kahve ile vücudumuza aldığımız bu madde ile ilgili ne biliyoruz? Bizi uyanık ve zinde tutuyor evet ama başka numaraları da yok mu? Peki ya zararları? Haydi kahramanımız kafeini biraz daha yakından tanıyalım.

KAFEİN NEDİR?

Genellikle çay, kahve ve kakao bitkisinde bulunan ve kimyasal formülü C8H10N4O2 olan kafein sinir sistemimizde uyarıcı olarak görev yapar. Beyni ve merkezi sinir sistemini uyararak uyanık kalmamızı sağlar ve yorgunluk belirtilerini engellemeye yardımcı olur.

NASIL ÇALIŞIR?

Kafein tüketildikten 20-60 dk içinde bağırsaklardan emilerek kana karışır. Kana geçtikten sonra ilk durağı olan karaciğerde işlenerek asıl etki yeri olan beyne gider. Beyinde yorgun hissetmemize yol açan adenozinadlı nörotransmitter, sinir hücreleri tarafından salgılanan ve hücreler arası iletişimi sağlayan maddelere verilen genel isim, maddeyi bloke ederek zinde kalmamızı sağlar. Bunun yanı sıra adrenalin salgılanmasını uyararak beyin aktivitesini arttırır. Bu sayede beyin dikkat ve odak durumuna geçer. Bir nevi bizi savaşa hazırlar.

KAFEİNİN FAYDALARI

− Beyin aktivitesini arttırarak Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıklara karşı korur.

− Metabolizmayı (%11-13 oranında)  arttırarak yağ yakımını hızlandırır.

− Egzersizden 1 saat önce kafein tüketmek performansı arttırır.

− Tip 2 diyabete karşı korur.

− Karaciğeri korur.

− Kanser riskini düşürür. (Karaciğer kanseri riskini %64, kolorektal kanseri riskini %38 oranlarında azaltır.)

− Cildi korur, cilt kanseri riskini %20 oranında azaltır.

− MS (Multiple Skleroz) ve gut hastalıklarının riskini azaltır.

− Bağırsak sağlığını destekler.

Bu faydalar ancak kafeini güvenli doz aralığında tüketirsek geçerlidir. Güvenli dozu aştığımız an bu yararlar zarara dönüşür ve bazen ciddi sorunlara yol açabilir.

KAFEİNİN ZARARLARI

Kafein bağımlılık yapan bir maddedir ve aşırı miktarda alınması ciddi yan etkiler doğurabilir.

− Kaygı bozukluğu, depresyon, huzursuzluk, titreme, düzensiz kalp atışı, uykusuzluk gibi ciddi sorunlara yol açabilir.

− Baş ağrısı, migren, yüksek tansiyona sebebiyet verir. Bu yüzden tansiyon ve kalp hastalarının kafein tüketirken dikkatli olması gerekir.

− İdrar miktarını ve sıklığını arttırarak vücuttan gereğinden fazla vitamin ve mineral atılmasına yol açar.

− Kafein, anneden bebeğe plasenta aracılığıyla kolayca geçebilir ve düşüğe veya erken doğuma neden olur.

− Bazı ilaçların etkilerini baskılarken bazılarının da yan etkilerini arttırır.

 − Çinko ve demirin emilimlerini azaltır.

− Mide asidi salgısını arttırarak gastrite sebep olur.

− Uzun süreli kullanımı beynin öğrenme ve hafıza merkezi olan hipokampusu etkileyerek öğrenmeyi zorlaştırır.

− Belli bir miktardan fazla kafein tüketimi göz içi basıncı arttırarak ciddi sonuçlara yola açabilmektedir.

PEKİ GÜVENLİ KAFEİN MİKTARI NEDİR?

Bu miktar kişiden kişiye değişmekle birlikte, sağlıklı ve ortalama bir bireyde kafeinin etkisi 250 miligram alınınca başlar ve günlük 400 miligrama kadar tüketilebilir. Hamilelerde ise 200 miligramın üstüne çıkılmaması tavsiye edilir. Kafein normal dozlarda tüketildiği sürece yararlıdır fakat aşırı doz kafein alımında yan etkiler/zararlar görülebilir. Yani günde 3 bardaktan fazla kahve veya 6 bardaktan fazla çay içersek güvenli sınırı aşmış oluyoruz. 

KAFEİN MİKTARLARI

• 1 Fincan (200ml) Filtre Kahve                   : 135-200 mg

• 1 Fincan (60 ml) Espresso                          : 100 mg

• 1 Fincan (200ml) Cappuccino                   : 100 mg

• 1 Fincan (200ml) Hazır Kahve                 : 100 mg

• 1 Fincan Türk Kahvesi                               : 57 mg

• 1 Fincan (200ml ) Kafeinsiz Kahve           : En fazla 5 mg

• 1 Fincan (200ml) Demleme Siyah Çay    : 20-110 mg

• 1 Fincan (200ml) Sallama Siyah Çay      : 30 mg

• 1 Kutu (330ml) Kola                                   : 30-56 mg

• 1 Kutu (330ml) Soğuk Çay                         : 70 mg

KAFEİN BAĞIŞIKLIĞI

Kafein, daha önce de belirttiğim gibi adenozin ile etkileşerek uykuyu gidermektedir. Ancak vücudumuz, adenozine daha duyarlı olduğu için kafeine kısa sürede bağışıklık kazanabilir. Yapılan araştırmalarda, 7 gün boyunca, günde 3 defa, her seferinde 400 miligram kafein alan birinin, 1 hafta içerisinde kafeine tamamen bağışıklık kazanacağı ve etkisinin %95’ten fazla azalacağı tespit edilmiştir. Benzer şekilde 18 gün boyunca günde 3 defa, 300’er miligram kafein alanlarda da bağışıklık gelişmiştir. Yani kahve içmenize rağmen yorgun hissediyorsanız muhtemelen kafeine bağışıklık geliştirmişsinizdir. Bu durumu düzeltmek için kafeini bir süre kestikten sonra, yavaş yavaş sıfırdan başlayarak arttırmanız gerekir.

NOT: Kafeinin depresyon ve intihar düşüncesi gibi olumsuz durumların riskini düşürdüğü gibi iddialar da var. Bu konudaki araştırmalar devam ediyor.

Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz, deneyimlerinizi bizimle paylaşın!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.