Raflardaki ürünlerin içeriğine baktınız mı hiç?

Raflardaki ürünlerin içeriğine baktınız mı hiç? Ya da çoğu zaman ara öğün bazen bir ödül bazen yoğun stresten üzüntüden kaçış için bazense kutlamalarımızın baş tacı olan hatta bunda da olmaz diyerek aldığımız ürünlerin içeriğine?

Bahsettiğim şeyi anlamışsınızdır. ŞEKER. Bazen direkt şeker olarak göremezsiniz maltoz, laktoz, fruktoz, galaktoz, sükroz olarak da yazabilir. 

İlk kimyasal rafine şeker yaklaşık 2500 yıl önce Hindistan’da ortaya çıktı. Akdeniz’e 13.yy’da geldi. Orta çağda ise şu anki gibi günlük baharat olarak değil de nadir ve pahalı bir çeşni olarak kullanılıyordu.Ama nedendir bilinmez 17.yy’dan itibaren beklenmedik kitlesel bir tüketim başladı. Bu kitlesel tüketim ise sağlık riskleri oluşturmaya başladı.

Dünya Sağlık Örgütü şekeri ikiye ayırıyor. Biri intrinsik şeker. Bu meyve ve sebzelerde bulunan doğal şeker. Diğeri ise serbest şekerdir bunu da işleme ve hazırlama sırasında eklenen monosakkarit, disakkaritler olarak nitendirmekte.

ŞEKER NE YAPIYOR?

Aşırı şekerli beslenme aşırı kilo, obezite, kardiyovasküler hastalık, insülin direnci, karaciğer hastalıkları, demans, alzheimer  gibi hastalıklara neden olmakta.

Dopamin salgılanmasına yol açarak haz alma duygusu oluşturuyor. Zamanla şeker bağımlılığı yaparak daha fazla şeker tüketimine neden oluyor.

Yapılan araştırmalar erken yaşta (9-16) şekerli tatlandırılmış içeceklerin tüketilmesinin hipokampal bağımlı hafıza fonksiyonunu olumsuz etkilediği kanıtlamıştır.

Talandırılmış içeceklerle alınan eklenmiş şekerler toplam enerji tüketimini arttırıyor yeterli kalori içeren besin tüketimini ise azaltıyor. Sağlıksız beslenme ve kilo alımını arttırıyor; bulaşıcı olmayan hastalıklarda artmaya sebep olacağında endişeleniyor.

BU YÜZDEN…

Yine Dünya Sağlık Örgütü diyor ki: Yetişkinlerin ve çocukların günlük şeker tüketimi toplam enerjinin %10’un altında düşürülmesi lazım. 

Şekeri tamamen hayatından silemeyenler ise tatlandırıcılara yönelmeye başladı. Doğal tatlandırıcılar bitkilerin bazı bölümlerinden elde ediliyor. Şeker alkolleri doğal olarak sebze ve meyvelerde bulunuyor. Yapay tatlandırıcıların tatlandırma güçleri yüksek; kalorileri ve glisemik indeksleri ise sıfıra yakındır. Ama bilimsel çalışmalar sağlımıza etkisi konusunda netlik olmadığını gösterdiği için sağlıklı insanların yapay tatlandırıcılardan kaçınması öneriliyor.

Kimsenin ihtiyacı olmayan ama herkesin canının çektiği şekerden uzak durarak ya da doğru miktarlarda doğal şekerler (meyve, sebze, süt,..vs.) tüketerek kendimizi hastalıklardan koruyabilir daha sağlıklı bir yaşam sürebiliriz. Bu sadece bizim elimizde…

Sağlıklı günleriniz olsun…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.