Hayat Bir Yolculuktur

Hayat bir yolculuktur. Biz de bu yolculuğu oluşturan en küçük parçayız. Doğduğumuz andan itibaren hayatı anlamak için çaba sarf ediyoruz. Hayatın anlamı nedir diye sorsam. Çoğumuz yaşamak deriz. Peki yaşarken hayatı tam anlamıyla yaşayabiliyor muyuz? Bu soru çoğu zaman cevapsız kalır. Hayatı yaşamak, anı yaşamak ile başlar. Anı yaşamak ise yaşadığımız her anı yarınımız yokmuş gibi yaşamak demektir. Anı yaşamayı başarabilen çok az sayıda insan vardır. Geçmişimizi geçmişte bırakmak, yaşadığımız ana odaklanmak ve geleceğimizi düşünmemek de çoğumuzun başaramadığı eylemlerden sadece birkaçıdır. Çünkü insan ne geçmişinden ne şimdisinden ne de geleceğinden bağımsız yaşayabilir.

Yol


Hayatın bir yolculuk olduğunu ve bu yolculuğun bir gün biteceğinin hepimiz bilincindeyiz. Bu yolculukta kendimize sorduğumuz ilk soru ‘’ Ben kimim?’’ sorusudur. Çoğumuzun bu soruya verecek bir cevabı yoktur, verecek cevabı olanlar da kendini tam olarak ifade edemez. Ama eksiklerimizi ve kusurlarımızı belirlemeye başladığımız zaman yolculuğumuz daha çok anlam kazanır. Hedeflerimizi ve ilgi duyduğumuz alanları seçmeye başladığımız zaman ise yolculuğumuz şekillenmeye devam eder.

İlk Adım

Yolculuğumuz ilk ve en önemli adımını kendimizi olduğumuz gibi kabul ederek atarız. Kendimizi olduğumuz gibi kabul ettiğimiz zaman, verdiğimiz ya da vereceğimiz kararlar yolculuğumuzun temelini oluşturur. Yolculuk serüvenimiz boyunca karşımıza birtakım seçimler çıkar ve bu seçimler bizim kim olduğumuzu daha belirgin bir hâle getirir.

Bu yolculukta başarılarımız, başarısızlıklarımız; inişlerimiz, çıkışlarımız olur. Yaşadığımız hayati değişiklikler sonrasında bazen pes eder, bazen de her şeye rağmen hayatta kalmaya çalışırız. Çoğumuzun içerisinde bir umut kırıntısı vardır. Bu kırıntı sayesinde hayata tutunmaya, hayatı daha yaşanabilir kılmaya çalışırız. Çünkü biliyoruz ki yolculuğumuz henüz son bulmadı.

İlk Adım

Öyle anlar olur ki elimizden hiçbir şey gelmez. Harekete geçmek yerine bir başkasının yaptığıyla övünmek isteriz, ne kadar uğraşsak da onun elde ettiği başarıya ulaşamayacağımızı düşünürüz. Oysaki bu hayatta herkes eşsizdir. Ali Nasuh Mahruki’ nin de dediği gibi, ‘’ Herkes Everest’e tırmanamayabilir ama herkesin tırmanabileceği bir Everest’i vardır.’’ Hayatımız boyunca kendimizi geliştirmek için çaba sarf ederiz. Kendime ne katabilirim, kendimi nasıl geliştirebilirim? Sorularına cevap bulabilmek için kendi içimizde uzun bir yolculuğa çıkarız. Kendimizi geliştirmenin en güzel yolu kitap okumaktan geçer. Okudukça geliştiğimizi hissederiz, geliştikçe farklı alanlarda iyi kötü deneyimler elde ederiz. Bu deneyimler de hayatımız boyunca bizi hep ileriye taşır.

Yolculuk serüvenimiz boyunca çoğumuzun unuttuğu ya da önemsiz gördüğü bir nokta vardır: Yolculuğumuzda önemli olan, nelere sahip olmadığımız değildir tam aksine nelere sahip olduğumuzun farkındalığına varabilmemizdir. Sahip olduğumuz şeylerin farkına vardığımız zaman, yolculuğumuz daha çok değer kazanır. Guy Finley, yazdıklarımı bir sözü ile çok güzel özetlemiş onu sizlerle paylaşmak istiyorum. ‘’ Kendinizi değiştirdiğinizde, sizi ilgilendirdiği kadarıyla dünyayı da değiştirirsiniz. Çünkü sizin kendi dünyanız, sizsiniz.’’

Yolculuk

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.