Dikkat Yanılsaması

Dikkat yanılsamasını duydunuz mu hiç? Gündelik yaşamda başımıza gelen altı yanılsamadan belki de en sık olanı. Yazımızın başında şu an yapmanızı istediğim bir şey var; yeni bir sekmede aşağıdaki linkteki  videoyu izlemeniz ve beyaz tişörtlü oyuncuların attığı pasları saymanız. Lütfen odaklanın ve videoyu izledikten sonra da buraya gelmeyi ihmal etmeyin.

Bu deneyi Christopher Chabris ve Daniel Simons Harvard öğrencileri üzerinde denedi  ve deneklerin yaklaşık yarısı tuhaf bir şekilde gorili fark etmediler. Deney farklı koşullar altında farklı türden gruplar arasında ve farklı ülkelerde pek çok kez tekrarlandı fakat sonuç hep aynıydı: İnsanların yarısı gorili fark etmiyordu.

Kısmı körlük mü?

Bunun adı: dikkat yanılsaması. Bu algı yanılsaması beklenmedik bir nesneye dikkat edilmemesinden kaynaklanıyor ve bilimsel olarak ‘’dikkat eksikliği kaynaklı körlük’’ bizim bildiğimiz tabiri ile bakar körlük olarak anılıyor. İnsanlar görsel dünyanın belli bir alanına ya da yönüne dikkatlerini tümden verdiklerinde, beklenmedik nesneleri göremeyebiliyor.

‘’Göz izleyici’’ adlı bir cihazın kullanıldığı teknik sayesinde goril filmini izleyen deneklerin deneyi izlerken nereye ne kadar baktığı saptandı ve sonuç şaşırtıcıydı; gorili göremeyen denekler ortalama bir saniye doğrudan gorile bakmıştı ve bu gorili görenlerin baktığı süreyle aynıydı. Gözlerimizi bir şeye yöneltmek onu bilinçli olarak göreceğimizi garantilemiyor.

Neleri gördüğünüzü ve neleri gözden kaçırdığınızı belirleyen, nesnenin görsel ayrıklığından ziyade sizin anbean beklentilerinizdir.

Şoförler niçin motosikletlilerin önüne direksiyon kırar? Motosikletler bir ölçüde beklenmedik taşıtlardır. Tıpkı goril deneyindeki denekler gibi şoförler de çoğu durumda beklenmedik olayları, hatta önemli olanları bile göremeyebilirler. Fakat önemli nokta şudur: göreceklerini varsayarlar. İnsanların onları görmemesinin sebebi daha küçük olmaları ya da yoldaki diğer taşıtlar kadar göze çarpmamaları değil sayılarının arabalara göre daha az olmasıdır. Bisikletlilerin ya da yürüyenlerin daha çok olduğu yerlerde yayalara ya da bisikletlilere çarpma oranı neden daha düşüktür? Çünkü şoförler yaya görmeye daha alışkındır ve her an yola yaya çıkabileceğini bilirler, yaya olan için beklendik nesnelerdir.

 Dikkatimizin bir sınırı vardır ve beyin aynı anda ne kadar çok dikkat isteyen iş yaparsa her birinde o kadar başarısız olur.

İnsanlar aslında çoğu durumda araç kullanırken cep telefonuyla ilgilenmenin tehlikelerine en azından aşinadır. Sınırlı dikkatimizin ne kadar fazlasını kullanırsak, beklenmedik olayları fark etme ihtimalimiz  kadar düşer. Sorun telefonu tutmak değil, sınırlı bilişsel kaynakları tüketmektir.  İnsanlar hala ana görevi (yolda kalmayı) yerine getirebildiği için arabayı gayet güzel kullandıklarını sanıyor. Buradaki sorun nadir,beklenmedik ve felaket yaratabilecek olayları zamanında fark etme ihtimalinin düşmesidir ve gündelik hayatımız bu tip olaylar konusunda bize çok az geribildirim verir.

Bakar körlük ve ona eşlik eden dikkat yanılsaması kısmen modern toplumun bir sonucudur.

Atalarımızın da benzer dikkat sınırı vardı, ama onlar o kadar karmaşık olmayan bir dünyada bunu fark etmiyorlardı Nesne ya da olayların çoğu ani dikkat gerektirmiyordu, ama teknolojinin ilerlemesi bize çok daha fazla, çok daha sık ve çok daha acil dikkat isteyen araçlar getirdi. Görüş ve dikkatimizin nörolojik devreleri yaya hızına uygun, otomobil hızına değil.

Bakarkörlük aslında bir sorun değildir. Aslında sadece dikkatin işleyişinin bir sonucudur. İstisnai zihnimizi odaklama kabiliyetimizin bedelidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.