Dikkat! Köpek Var

Esenboğa kampüsündeki köpekler, Etlik’teki binalardan kampüse geçecek öğrencilerin efsanelerine konu olur hep. Birtakım hikâyeler dolanır ve söz konusu canlı Harry Potter filmindeki üç başlı köpekmiş gibi anlatılır, türlü senaryolar yazılır. Kampüse girdiğinizde ise, sizi karşılayacak canavarlardan biri görselde:

Çok dikkatli olmalısınız çünkü bu limon kızımız ağlayarak isteklerini yaptırabilme gücüne sahip. Sevgi dolu yaradılışı ile kalbinize sihirli oklar atabilir. Anlatıldığı kadar tehlikeli.

Şaka bir yana, kampüs köpekleri, köpek korkusu olanların bu korkusunu aşmasına yardımcı olabilecek derecede insan canlısı ve zararsız köpekler. Bunun sebebi onlarla sürekli ilgilenen, beslenmelerini sağlayan, hasta olduklarında tedavi eden, düzenli aşılarını yapan ve oynayan abi ve ablalarının olması.

İlgilenilmeseler gerçekten tehlikeli olabilirlerdi, aç olsalar yemeğinizi elinizden kapıp kaçabilirlerdi, sevgiyi ve ilgiyi tatmasalar, taşlar ve sopalar görseler saldırıyla yaklaşabilirlerdi. Ama Doğa Dostu Öğrenci Topluluğu onları çocukları saydı ve hepsiyle tek tek ilgilendi. Bu sayede kampüste tehdit değil, neşe saçarak dolaşıyorlar.

DoDo Nedir? 

Dodo yani uzun adıyla Doğa Dostu Öğrenci Topluluğu, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi‘nin köpeklerle ilgilenen topluluğunun ismi. Kampüs içerisinde yirmiye yakın, yakındaki yurt inşaatında da yine on kadar köpeğin bakımını üstleniyoruz.

Bunların hepsi sokak köpeği. Kampüsümüzün kurulduğu alanda eskiden yoğun bir köpek popülasyonu söz konusuymuş. Biz de kampüs inşa ettiğimiz bu alanda onları yuvalarından etmemek adına bu köpekleri benimsedik ve uzun süredir hepsine çocuklarımız gibi bakıyoruz. Hepsinin kendine has özellikleri var bu çocukların. Kimi çok duygusal, kimi boğazına düşkün, kimi çok oyuncu, kimi ilgiden çok hoşlanıyor, kimi yaramaz.

Öğrencilere bir alışkanlık kazandırdık, yemekhanede yemeğini yedikten sonra tabldotlarındaki artan yemekleri çöpe dökmek yerine, artan yemekleri açtığımız poşetlerde toplatıp her gün köpeklerimiz için besleme yapıyoruz. Haftaiçi haftasonu demiyor, tatil dinlemiyoruz. Ramazanda ve sonrasında tatilde yemekhane desteğimiz kesildiğinde ise, imkanlarımız yettiğince ve bağışlarla, kuru mama ile beslemelere devam ediyoruz.

Sayıca çok fazla değiliz ama gönüllülerden oluştuğumuz için tatilde okula köpekleri beslemeye gitmek bizim için yük değil, neşe oluyor. Çünkü bomboş kampüse adım attığımız anda koşarak bize doğru gelen o çocuklar ve onların neşesi bize yeter. Bazen çok sıkıntılı dönemlerimiz oluyor. Mama parası, klinik masrafı derken borçlar altında kalıyoruz. Bazen birden bir bağış geliyor hemen borçları kapatmaya çalışıyoruz.

Topluluğun ilgilendiği tek alan okul değil, mamamız oldukça çevre köylerdeki köpeklere de besleme yapmaya gidiyoruz. Elimizin ulaşabildiği her cana ulaşmaya çalışıyoruz. İnsanların bilinçlenmesi adına konferanslar düzenliyor, gönderiler paylaşıyoruz. Korkusu olan insanlara kapımız hep açık.

Hepimiz bu işi severek yapıyoruz. Hepimiz yarın dünyanın bugün olduğundan daha iyi bir dünya olması için çalışıyoruz. Çünkü inanıyoruz. Sevgi ve emek bütün kötülüklerin kökünü kurutabilir.

Sevgiyle kalın : )

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.