Girişimcilik

En genel tanımıyla girişimcilik dediğimiz olgu, hedefi kar elde etmek olan, bununla ilgili risk alan ve atılım gösteren kişilerin faaliyetleri olarak anlatılıyor bizlere.

Girişimciliğe Girişmek

Peki biz bu girişimcilik olayına girişebilir miyiz? Biz kimiz ve girişimcilikle aramızdaki bağ nedir? Hadi birlikte bunu sorgulayalım…

Her birimiz bir yeteneği olan belli başlı birikimlere sahip ya da sahip olma yolunda ilerleyen, kendini geliştirmek amaçlı çeşitli adımlar atan, atılımlarda bulunan fertleriz. Hayat gayemiz bir yerlere gelebilmek, ismimizden saygıyla ve gururla bahsedilmesini sağlamak ve tabii ki çalışmalarımız karşılığında bulunduğumuz zamanın koşullarında rahat bir şekilde yaşayabileceğimiz paralar kazanmak. Bunun içindir ki akademik eğitimimizi, sosyal faaliyetlerimizi, günlük rutinimizi bir hedef doğrultusunda belirliyor ve uyguluyoruz. Kamu kurumları veya özel sektörde bir yer edinmek derdimiz aslında baktığımız da.

Çizgileri Aşmak

Tüm bunları planlarken hayallerimizi nereye koyuyoruz? Ne zaman onları gerçekleştirecek kadar delireceğiz? Bu cesareti ne zaman göstereceğiz?

Şimdi biraz çizgileri aşalım mı?

Değerli okuyucu eğer şu an tam bu noktada, gözlerini bu satırlarda gezdiriyorsan derdimiz diğerlerinden farklı olabilir. Sen; cesur, farklı olmaktan çekinmeyen, öz güveninle herkesi kendine hayran bırakan aynı zamanda bir o kadar da sorumluluk sahibi ve adım atmaktan korkmayan biri olabilirsin… Ya da bu özellikleri içinde besleyen çevresel etkenlerden dolayı dışarı çıkaramayan ve içinde bu tutkuyla yanan biri de olabilirsin…

Hayallerimiz ve Yapabileceklerimiz

Hazırsak neler yapabileceğimizi, aslında kim olduğumuzu ve neleri geride bırakmamızla ilgili olan kısma nihayet geçiyoruz!

Kendimizi bildik bileli dilimizden düşürmediğimiz veya herkesten sır gibi sakladığımız o hayalimizi artık gerçekleştirmenin zamanı geldi. Başkalarının emirlerine, kapitalist düzenine, hiyerarşik oluşumlarına kapılmak için vermedik bunca çabayı… Bunun için gece gündüz uykusuz kalmadık.

Kendimize olan güvenimiz ile almaktan çekinmediğimiz sorumluluklarımızla, bize bahşedilen yaratıcılığımızla aksiyon alıyoruz artık. Kendi işimizi kuruyor, güven duyduğumuz insanlarla bir yolculuğa çıkıyoruz. Sıra dışı düşlerimizi, çağdaş fikirlerimizi halka arz ediyoruz. Girişim furyasına katılıyoruz. Bu yeni dünyaya giriş bizlerin geliştirmekte olduğu çeşitli alanlardaki becerilerini, bilgi ve birikimlerini arttıracaktır. Yeni bakış açıları kazandırırken, insanlarla kurduğumuz ilişkilerden şahsi tutumlarımıza kadar önemli farklar katacaktır. Yeni bir iş kurmanın yanında aslında hayatla ilgili de öğretecekleri oldukça fazladır.

Girişimciliğin Püf Noktaları

Bunun için dikkat edeceğimiz noktalar olacak… Sıralayalım o halde, bakalım bu işin püf noktaları nelermiş?

  • Realist ve güvenilir bir ekip kurmak,
  • Ekibe patronluk değil liderlik etmek,
  • Ön görülü olmak, çözüm üretmek,
  • Tedbirli olmak, B planını mutlaka hazırda tutmak (hatta C, D, E … planlarını da),
  • Mükemmeli aramak,
  • Kaynakları doğru kullanmak,
  • Olumsuzlukları engel değil, iyiye doğruya atılan adımlar olarak görmek,
  • Hedefi sağlam belirlemek,

Stratejik olarak ise elbette ki bazı nokta atışları yapıyor olmamız gerekecek;

  • Hedef kitlenin doğru bir şekilde belirlenmesi,
  • Pazar, sektör seçiminin hedefimiz doğrultusunda belirlenmesi,
  • Yenilikleri, teknolojiyi doğru bir şekilde işimize entegre etmek,
  • İşimizin büyüme stratejisini şimdiden belirlemek gibi…
Girişimcilik ve Özgürlüğümüz

Belirlediğimiz yol haritası doğrultusunda ilerlerken detayları en ince ayrıntısına kadar düşünmüş ve sağlam adımlar atıyor olacağız. Çünkü hem kişisel olarak nasıl biri olmamız gerektiğini hem de iş hayatımızı nasıl yönetmemiz gerektiğini öğrendik. Ama iyi bir lider, bir girişimci unutmamalıdır ki özel hayatında da mutluluğu yakalamalı ve enerjisini sadece işine değil iş dışındaki hayatına da yansıtmalıdır. Böylelikle dengeyi kurmuş, kendimizden bir an olsun şüphe edeceğimiz hiçbir nokta kalmamış olacaktır.

Tüm bu ideallerin ötesinde de insanlığın doğası gereği duygusal olarak da etkileneceğiz. Girişimciliğin hele de bu oluşuma yeni başlayanların başarısızlıklarla boğuştuğunu ve sıkıntılardan nerelere geldiğini çok dinledik. Bizi de muhtemelen benzer durumlar bekliyor olacak. Fakat çok iyi bildiğimiz bir şey var ki o da başarıyı getirenin aslında başarısızlıklar olduğudur. Krizlerin fırsatları getirdiği bu dünyada hiçbir düşüş bizi yıldırmamalıdır. İlham kaynağımızı keşfederek vakit kaybetmeden yola koyulmanın artık vakti gelmiştir. Şikâyet etmeden, üçüncü şahısların memnuniyetsizliklerinden kaçınarak, kendi önceliklerimizi belirleyerek, geçmişimizden aldığımız derslerle önümüze bakarak karar vermenin eşiğindeyiz.

Verdiğimiz ilk karar özgürlüğümüzdür. Kapıları açacak olan odur. O ilk karar bizizdir, benliğimizdir. İçimizde tuttuğumuz ya da haykırdığımız tutkumuzdur, hayalimizdir.

Mahalle baskısı, ailenin istekleri, eğitimin, çevren, takıldığın mekân, telefonunun markası vs. değil; yolunu hayallerinle, hedeflerinle, aslında içinde görmediğin ‘’SEN’’ ile çizmelisin. Vizyonunu kendi hayat tecrübelerine dayanarak, kendi kişiliğini ortaya koyarak belirlemelisin.

Değerli okuyucu, girişimcilik dediğimiz saklı benliktedir ve artık dışa vurmamız gerekiyor. Biraz delir, gücünü fark et, cesur davran ve risk al. Sonrasında olacakları izlerken en büyük keyfi sen alacaksın.

Nasıl Hissediyorsun?

Heyecanlı
4
Mutlu
5
Aşık Oldum
3
Emin Değilim
2

You may also like

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir