ESERLERİN DOĞUM ÖYKÜSÜNÜ OKUYABİLMEK

Her eserin bir öyküsü vardır ve bu öyküye yakından şahit olabilmek büyük bir şanstır. Okur, bunu değerlendirdiği takdirde hem yazarı hem de yapıtı daha yakından tanıyor. Yapması gereken tek şey: Eserin sayfalarında kaybolmak. Yazarlar, bir gün doğru okuru bulabileceğini düşündükleri için yazın ürünlerini kaleme alıyorlar.

Türk ve dünya edebiyatının bilinen isimleri, yazın ürünlerini yayımlamadan önce hangi eleştirilere maruz kaldıklarını, yayımlandıktan sonra nelerle karşılaştıklarını, eserlerini hangi ortamlarda, nasıl yazdıklarını sık sık dile getiriyorlar. Kullandıkları üslubu, ahenk unsurlarını bir alana bağlı kalmaksızın, istedikleri gibi yapıtlarında yoğuruyorlar. Daha sonra usta isimlerin yazmış olduğu metinler, bir derleyici tarafından derlenerek okura sunuluyor. Peki bunları derleyen yoksa? Büyük bir soruna dönüşüyor bu durum. Derleyen varsa okur için büyük bir nimet sayılıyor. Okura bu nimetlerden birini sunan da deneme yazılarıyla bilenen usta yazar İshak Reyna’dır. Yazarın derlediği ‘’Yazarın Kuramı’’ içerisinde birçok yazar ve şairin, eserlerinden oluşan kısa ama aslında uzun bir öyküyü barındırıyor.

KURGUYU GERÇEĞE DÖNÜŞTÜRMEK

Yazarın Kuramında yer alan isimlerden bir tanesi eserlerini çeviriden değil, kendi dilinden okuduğumuz Tanpınar’dır. Yazar, tamamlayamadığı ilk yapıtı üzerinden düşüncelerini kaleme alıyor. ‘’Mahur Beste’nin’’ kahramanını, Behçet Bey’i, odak noktasına alarak mektubunu yazıyor. Behçet Bey’i kurgudan uzaklaştırarak gerçek bir karaktere dönüştürüyor. Behçet Bey’in kendisini tanımasını, kendisine zaman ayırmasını, kutusundan sıyrılıp hayata yeniden ‘’ Merhaba’’ demesini sağlıyor mektubunda. Can alıcı nokta da burasıdır. Ama Behçet Bey, bu hâlinden ne kadar memnun meçhul. Behçet Bey’i dostu olarak gördüğü de gözlerden kaçmayacak bir ayrıntıdır.

KÖŞEYE SIKIŞMIŞ HATIRALAR

Hayatı boyunca tiyatronun etkisinde kalmış olan Nâzım Hikmet, ‘’Oyunlarımın Üstüne’’ başlıklı metninde yapıtlarını hangi şartlarda yazdığını, tiyatroya olan ilgisini ve tiyatroya nasıl başladığını anlatıyor. Ayrıca hapishanede kaldığı süre içerisinde yazdığı metinlerinin bir başkası tarafından yazıldığını öğrenmesi gibi anılarını da okurla paylaşıyor. Metin, anı niteliğinde olduğu için eserde o dönemin şartlarını, kültürel durumunu, toplumsal yaşamını görmek mümkündür. Ayrıca Nâzım Hikmet’in hayatını yakından okumak isteyenlere güzel bir fırsat sayılabilir. Bu açıdan okunmaya değer bir metin olduğunu vurgulamak gerekiyor.

GÜNLÜĞÜN SONSUZLUĞUNA SARILMAK

İlk yazısı 1967 yılında yayımlanmış olan, 19 yaşında ise ilk öykü kitabını okura sunan Selim İleri’nin ise yazın hayatı çok eskilere dayanıyor. Deneme türünde yazdığı ‘’ Romanımı Yazarken’’ adlı metni, Yazarın Kuramında yer alıyor. ‘’Her Gece Bodrum’u’’ yazdığı sıralarda, edindiği deneyimleri, izlenimleri, karşılaştığı engelleri bir günlükte derliyor. İlk başlarda böyle fikri olmadığını belirtmiş ama yazın süreci beklediği gibi gitmeyince günlüğüne sarılmayı tercih etmiş usta yazarımız. Eserinin yazım öncesine, yazım sonrasına eşlik eden bu günlükler hem okura hem de yazara büyük bir miras bırakıyor.

Sonuç

Her eser dünyaya gelene kadar çeşitli sancılar çekiyor. Hak etmediği yorumları dahi alıyor. Basılmamasıyla da karşı karşıya gelinir çoğu zaman. Ama yazar bunların üstesinden bir şekilde geliyor. Eserine güvendiği takdirde tabii. Ayrıca yazar, yapıtını matbaaya teslim edene kadar istediği şekle sokabiliyor. Son gün eserinin başlığını bile değiştirebiliyor. Yazarlar, yazın ürünlerini eleştirebiliyor, başkalarının yorumunu alabiliyor. Bu da eserin niteliğini, kalıcılığını artırıyor. Ama bunların dışında yazar, yapıtı hakkında ilgilisine ulaşması için isterse eserinin yazılma sürecini anlatıyor. İsterse aldığı yorumlardan oluşan bir metin yazabiliyor. Eserindeki karakterler üzerinde de çalışabiliyor dilerse. Bu titiz çalışmalar,daha sonra derlenerek bir kitabı oluşturuyor.

Ardından muhatabını bekliyor eser.

İshak Reyna, Yazarın Kuramı, İletişim Yayınları, 370 sayfa, 1.Baskı 2010

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.