Peki Ya Sen?

Üniversitede bir hukuk öğrencisi olarak öncelikle “hukuk nedir?” gibi bir soruyla girmek isterdim bu yazıya fakat bugün sizinle çok farklı bir konuyu konuşacağız. Bir lise öğrencisi 18 yılda 30 yıllık bir hayat hakkında nasıl karar verebilir? Sıra geldi 2. Soruya; bir lise öğrencisi 18 yıllık tecrübesiyle verdiği 30 yıllık bu karar yanlışsa nasıl değiştirebilir.

Uçak Mühendisliğinden Hukuk Fakültesine 

Lise yıllarımın başında matematik ve fiziği çok seviyordum. Tabi ki sayısal tercihi yaparak lise yıllarımı matematik ve fizikle kaynaşarak geçirmeye devam ettim. İlk zamanlar uçak mühendisi olmak istiyordum. Çünkü o zamana kadar duyduğum en havalı meslek buydu. Belki de hala öyledir. Sonraları robotikle alakalı haberleri okurken ve bunlar hakkında hayaller kurarken çok heyecanlandığımı ve benimde bunları yapmak istediğimi fark ettim. Mekatronik mühendisliği gibi bir dalın beni tam anlamıyla yansıttığını düşünüyordum o zamanlar. Üç yılın ardından fark ettim ki; matematik ve fiziği seviyor olsam da benim alanım eşit ağırlıkmış. Çünkü ben insanlarla iletişim içerisinde olmayı, bir şeyleri pazarlamayı, network oluşturmayı ve sosyallik adına yapılan aktiviteleri kod yazmaktan daha çok önemsiyorum. 

Hayalimdeki Prestij mi, Prestijli Bir Hayal mi? 

Bunları saymanın aklınıza ilk olarak işletme fakültesini getirdiğine eminim. Fakat ben işletmeyi seçmedim. Ben tabi ki güzel bir sıralama yaparak hukuk fakültesiyle bütün tercihlerimi bitirdim ve işletmeyi tek bir kademeye bile yerleştirmedim. Çünkü hakim ve savcı olmak, hiç olmazsa bir avukat olmak çok daha prestijli ve cazip mesleklerdi. Böyle basit düşünmeyiisterdim gerçekten. İşletme gibi muhteşem bir potansiyele sahip olan bir bölümün toplumun büyük bir kesimince çantada keklik bir dalmış gibi algılanması ve birçok işletmecinin yapabileceklerinin bankacılıkla sınırlı olduğunu sanması, bu uçsuz bucaksız nehrin önüne bir set çekiyor adeta.

Nedir Bu Uzmanlaşmak?

Dışarıda ki binlerce hukukçunun da işletmecilerden hiçbir farkı yok. Her zaman iyi olan kazanır. Önemli olan nasıl iyi olacağını bilebilmek. Bizler her zaman uzmanlaşmanın önemli olduğundan bahsederiz fakat bunun ne olduğunu kimse bize söylemez. Ceza hukuku hakkında her şeyi bilmek veya ticaret hukukunda bütün mevzuata hakim olmak zannederiz uzmanlaşmayı. Ancak uzmanlaşmak temelde; bir alanda çok bilmek ve genel kültür kazanmaktır aslında. 

Peki Nasıl Olacak?

Birçok insanla bu alanda konuştum ve deneyimlerini, fikirlerini ve geleceğe karşı tutumlarını dinledim. Çıkardığım sonuç şu; mesleğinde iyi olmak istiyorsan, mesleğini iyi bilmeli ve başka mesleklerle entegre etmelisin. Ben hukuk okuyorum çünkü kalifiye bir işletmeci olacağım. Ben işletmeyi öğreniyorum çünkü kalifiye bir hukukçu olacağım. 

Başlamak İçin Neyi Bekliyorsun?

Üniversiteye gelmenin nihai amacı şayet meslek edinmekse, neden bir şeyler yapmaya başlamak için en uygun yerin üniversiteler olduğunu kabul etmiyoruz. Daha fazla çalışmalı, daha çok kişiyle tanışmalı ve zihnimizdeki en derin gölgelere dahi dokunarak elimizden geldiğince fırsatları peşi sıra kovalamalıyız. İşte bu nedenle üniversiteyi kazanmak bir son değil. Önceki bütün çabalar başlangıç çizgisine ulaşabilmek adınaydı. İşte, bu maraton şimdi başlıyor. İster önde başla, ister sonra. Her kim olursan ol, ne okuduğun fark etmeksizin, eğer ki sen farklıysan başaracaksın. Ne olmak istediğini bildiğin sürece nasıl yapılacağını bulacaksın. Ben ne istediğimi şimdi biliyorum. Peki ya sen?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.