Eisenhower Matrisi ve Zaman Yönetimi

Dwight David Eisenhower II. Dünya Savaşında görev alan ünlü ABD’li general ve savaştan sonra ABD’nin iki dönem arka arkaya başkanlığını yapan isimdir. Peki, “Ike” lakabı ile bilinen bu değerli şahıs tam olarak neyi doğru yapmıştır. Yaptıkları ya da ABD’ye hizmetleri sayısız olmasına karşılık ben onu Eisenhower Matrix‘i ile tanıdım. 50’ye yakın karar verme metotların açıklandığı “Decision Book” adlı kitapta benim için en gözde olan metotlardan biri idi.  

Birçok teorem görür, sayfalarca kitap okuruz ama nedendir bilinmez bunların çoğunun hayata direkt olarak bir etkisini göremeyiz. Ama bu matris gerçekten onunla ilk tanıştığımdan beri benim günlük plan yapmamda bana çok yardım etti. Çok basit olmasına karşılık bir o kadar da etkili olduğunu söyleyebilirim. Matris karşımıza önemli ve acil eksenleri ile çıkıyor. Yapılacak bir işi değerlendirdiğimizde şu soruları soruyoruz.


 Bu iş benim için; ÖNEMLİ mi, ACİL mi?

Yukarıdaki tabloda da belirtildiği gibi önemli ve acil olan işleri hemen yapıyoruz. Eğer iş önemli fakat acil değilse ne zaman yapacağımıza karar veriyoruz. Acil ama önemli değilse bu işi ya yardım isteyerek ya da para karşılığı başka birine yaptırabiliyoruz. Hem önemli hem de acil olmayan işler ya sonraya kalıyor ya da yapmasam da olur kategorisine girerek elenip gidiyor.

İnsanoğlu olarak çoğunlukla daha basit ve haz duygusu daha fazla olan işleri daha önce yapmak istiyoruz ama bu işlerin önem ve aciliyeti karşılaştırıldığında bize tam aksi bir tablo sunuyor. Bu matris esasında bunu ortadan kaldırıyor.

Zaman çok değerli ve her gün kendi gelişimimiz için en az 1 şey yapmaya çalışmalıyız. Bu 1 şeyin ne olduğu size bağlı; 10 sayfa kitap okumak, 3–4 sayfalık bir makale yazmak  ya da arkadaşlarınızla yapacağınız kaliteli bir sohbet de olabilir. Burada biraz Pareto prensibine de değinmek gerekiyor.


Pareto Analizi:  80/20 Prensibi


“Evren bizimle barbut oynuyor; ancak zarlar hileli. Ana hedef, hangi kurala göre hile yapıldığını bulmak ve bunları kendi amaçlarımız için nasıl kullanabileceğimizi keşfetmektir.”


Joseph Ford

İtalyan ekonomist ve matematikçi Vilfredo Pareto, 1897 yılında İtalya’daki servetin %80’ine İtalya’daki nüfusun %20’sinin, İngiltere’deki toprakların %80’ine ise İngiltere’deki nüfusun %20’sinin sahip olduğunu ve servet dağılımına ilişkin daha sonraki incelemelerinde de bu oranların genelde aynı olduğunu gözlemledi. Bu incelemelerinden önemli azınlık ile önemsiz çoğunluğa ilişkin matematiksel bir modelin var olabileceğini keşfetti.

80/20 kuralı hayatımızın çoğu alanında kendini gösterir ve geçerliliğini korur. Bir projede çalışırken projeye esas katkıyı gene tüm yapılması gereken işlerin %20’lik bir bölümünün sağladığını görürüz. Keza en üst model cep telefonlarını alırız ama gene en çok kullandığımız 3–5 uygulamayı geçmez.

Hayatta bu şekilde cereyan ediyor. Hayatımıza en büyük katma değeri nelerin getireceğine bir bakıp bu kapsamda onlara odaklanmak en iyisi. Bu ayrımı iyi yapamadığımız takdirde bir bakıyoruz ki, günlerimiz(zaman) boşa gitmiş.

‘to do list’: Zaman Yönetimi

Buraya kadar bu prensipleri biraz olsun açıklamaya çalıştık. Tamam da bunları günlük hayatımıza nasıl uygulayacağız?  Burada cep telefonunuzun notlar bölümü devreye giriyor. Günlük olarak 1–2 yapılacak iş varsa eğer, çok da ‘to do list’ yapmaya gerek yok ama günde 20–30 yapacak işiniz varsa bu tür düzenlemelere gereksinim duyuyor insan. Aksi takdirde acil yapmanız gereken bir işi unutup zaten yoğun olan yaşamımıza fazladan stres ekleme ihtimalimizi yükseltiyoruz.

Kendi kullanım tarzıma gelecek olursam eğer. Bir gün önceden kafamda ertesi güne dair yapacağım işleri ayrıntılı sırası ile ‘to do list’e yazıyorum. Bu hem işleri kafamda düzenlememe hem de sıraya koymama yardım ediyor. Bir işi yapmak kadar onun nasıl yapılacağı üzerinde düşünmek de o kadar değerli. Daha altlara gittikçe daha acil olmayan 3–5 gün sonraki yapmam gerekenleri tarih-iş olarak kaydediyorum ve arada sırada onlara da göz gezdiriyorum. Yeni iş yada etkinlikler geldikçe alta ekliyorum.

Tarihsiz olup önem itibari ile değeri artan işleri listenin başına getiriyorum. Bazen de üste koyduğum işin çok da acil olmadığına kanaat getirip listenin en sonuna gönderebiliyorum. Yapılan işleri yaptıktan sonra silmek de bana gerçekten mutluluk veriyor. (Bu da nasıl farklı hedonist bir yaklaşım artık siz karar verin.) Yani esnek ve her gün değişen bir listem var. bazen gerekli yoğunlukta çalışmadığımda liste kabarıyor ve beni rahatsız ediyor. Ama listedeki işleri bir bir halletmek de çok büyük bir zevk benim için. Günlük programlamayı biraz olsun eğlenceli hale getirdiğimi düşünüyorum.

Ayrıca ‘to do list’inize farklı klasörler (filmler kitaplar, video linkleri, yapılmayacaklar gibi ) ekleyerek gün içi planlamanızın etkinliğini artırabilirsiniz.


Umarım faydalı olmuştur….. “Unutmaya hayır !”

 Referanslar: https://www.biography.com/people/dwight-d-eisenhower-9285482 Pareto Analizi — 80/20 Prensibi-Matematiksel Sibel Çağlar 27 Şubat 2017

Enver Paşa Özdemir’in Medium hesabı için ==> TIKLA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.